Çocuk İstismarı

Haber programlarında gazetelerde ya da çevremizde sıklıkla gördüğümüz toplumsal olarak bizi derinden yaralayan çocuğa verilebilecek en büyük zararlardan biri olan onu cinsel yönden bir yetişkinin kendi isteği doğrultusunda çocuğu kullanması gitgide artan yada eskiye göre daha çok ortaya çıkabilen bir durum halini almaktadır.

Çocuk istismarı-ihmali nedir?

Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü muamele, çocuk istismarı ve ihmali ile çoğu zaman eş anlam taşır. Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlar: “Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek uygulanan tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir.”
Çocuk; doğduğu andan itibaren büyüme süreci içinde ailesiyle kurduğu etkileşimden çıkardığı sonuçları özümseyerek kişiliğinin ve ruhsal yapısının temellerini oluşturmaktadır.Çocuk ana babaya yalnızca bakım ve beslenme açısından değil aynı zamanda ilgi ve sevgi bakımından da muhtaçtır. Çocuk sevgi dolu ve huzurlu bir aile ortamında kurduğu temellerle davranışlarını, sosyal ilişkilerini ve topluma uyumunu düzenler. Bu nedenle, ana babaların çocuklarına karşı gösterdikleri tutum ve davranışlar çocuğun yetiştiği ortam, çevresindeki diğer yetişkinlerin davranışları da çocuğun sağlıklı bir kişilik geliştirmesi açısından önemlidir.Çocukların aileleri veya çevreleri tarafından cinsel istismara maruz kalmaları onları, psikolojilerini, sosyal yaşantılarını, gelecekte verecekleri kararları ve yaşam kalitelerini ve gelişimlerini olumsuz olarak etkileyebilmektedir.

 

12

Cinsel İstismara neden olan etkenler nelerdir?

A. Psikososyal ve Kültürel Risk Etkenler:

Geleneksel erkek egemenliğini romantikleştiren ve popüler yapan medya programları,medya yolu ile çocuklara gösterilen cinsel ilgiye toplumsal tolerans gösterilmesi,cinsel saldırganlara yönelik hukuki yaptırımların zayıf ve yetersiz olması,duygularını cinsel bir yolla ifade etmeyi öğreten kültürel normlar,mastürbasyonu bastıran moral normlar,pornografi gibi aşırı uyaranların kolay ulaşılır olması ve seyredilmesi,sosyal açıdan izole olmuş aile, aile bireyleri arasındaki sınırların ve mahrumiyetin erozyona uğraması,
B. Kişisel ve Psikolojik Risk Etkenleri:

Saldırganların güçlü olma ve kontrol etme ihtiyaçları,karşı cinsle sağlıklı iletişim kurabilme düzeyinde cinsel olgunlaşmaya ulaşmamış olması,reddedilme veya yetersiz olma korkusu,alternatif cinsel doyum kaynaklarının ulaşılmaz olması veya tam tatmin etmemesi,saldırganın kendine özgüvenini tehdit eden stres durumları,evlilik ilişkisinin işlevselliğini kaybetmesi, evlilik sorunları ve cinsel işlev problemleri,aile içi şiddet, ebeveyn-çocuk bağlılığının uzak olması, anne yoksunluğu veya hasta olması,alkol ya da madde kullanımı,psikopatolojik rahatsızlıklar.

Hangi özelliklere sahip çocuklar cinsel istismar riskiyle karşılaşabilir?
Cinsel istismar, sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyi ne olursa olsun, her yaş grubundan çocuklar tarafından yaşanmaktadır.Zihinsel ve fiziksel özürlü çocuk ve kadınların daha çok istismar edildiği bilinmektedir.Sosyal olarak izole olmuş, ekonomik olarak güçsüz ve duygusal olarak koruyucu olmayan ailelerdeki çocuklar daha çok cinsel istismar yaşamaktadır.Bir çok cinsel istismar olayı aile içinde ya da çocuğa yakın kişilerce yapılmaktadır.Aile dışı cinsel istismar her şekilde olabilir ve daha uzun sürebilir.En sık rastlanılan cinsel istismar türünün parmakla penetrasyon ve penil vajinal olduğu bulunmuştur.Şiddet içerikli cinsel saldırı ve tecavüzlerin daha çok yabancılar tarafından yapıldığı bulunmuştur.

Çocuklar neden cinsel istismar olayını söyleyemezler?
Olayın ne olduğunu anlamayacak ve kelimelerle ifade edemeyecek kadar küçük olabilirler,olayın gizli tutulması için tehdit edilmiş veya rüşvet verilmiş olabilirler,cinsel istismar yolu ile verilen ilgiden ve buna eşlik eden duygulardan dolayı kafaları karışmış olabilir,kimsenin kendilerine inanamayacağını düşünürler,kendilerini suçlarlar veya kendilerinin kötü olduğuna ve istismarın kendileri için bir ceza olduğuna inanırlar,çok utanıyor olabilirler,cezalandırma korkusu yaşayabilirler,sevdiklerinin sorun yaşayacağı korkusu ile söylemeyebilirler.

Cinsel istismar çocukları nasıl etkiler?
Çocukların aile içi veya aile dışı şiddete maruz kalmaları psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimlerini olumsuz etkiler. İhmal edilen ve istismara uğrayan çocukların, istismar yaşantısına özgü tipik davranım bozuklukları gösterdikleri ve hem travmayı izleyen kısa dönemde hem de travma sonrasındaki uzun bir dönemde ağır ruhsal sorunlar yaşama riskine sahip oldukları gözlenir:
a. Fiziksel Etkiler :
Baş ve karın ağrısı, kusma, iştah azalması,çocuklarda açıklaması olmayan dudak/ağız ve genital/anal çevresinde ağrı, şişme, kızarma, kanama, iltihap kapmaları, üriner iltihaplar ve cinsel yoldan transfer edilmiş hastalıkların olması.
b. Psikolojik Semptomlar :
Dikkat eksikliği,öfke nöbetleri,depresyon ve kaygı,kendine saygıda düşüş, güven eksikliği, disosiyatif bozukluklar (unutkanlık, aşırı hayal kurma, trans benzeri durumlar, hayali arkadaşın olması ve uykuda yürüme),Uyku rahatsızlıkları, yeme bozuklukları.
c. Davranışsal Semptomlar :
Aşırı temizlenme ihtiyacı veya temizliğin ihmali,daha bebekçe davranışlar geliştirme,İnsanlardan veya bazı yerlerden korkmak ve kaçmak,okul ve disiplin problemleri, suça yönelme,madde bağımlılığı, kendine zarar, intihar girişimleri,cinsel eylemlerin çoğalması ve erken yaşta hamile kalma,Yetişkinlerin cinsel davranışlarını taklit etmek,Kendileri, başka çocuklar ve oyuncakları ile cinsel içerikli oyunlar oynamak,Kendi yaşlarının üzerinde olan cinsel bilgiyi dolaylı yoldan yapılan konuşmalar, sözler, ifadeler ve davranış yolu ile göstermek.

2

Çocuklar cinsel istismara maruz kaldığını ne zaman ve nasıl söyler?
İstismarın derecesi, sıklığı artar ve çocuğu korkutursa,cinsel istismardan korunmayla ilgili bilgi alırsa ve kendisine yapılanın doğru olmadığını fark ederse ve söylenmesi gerektiğini öğrenirse,kardeşleri kendisinin ilk istismar edildiği yaşa gelmişse onları korumak maksadıyla,ergenliğe gelip hamilelikten korkarsa,İstismarcının baskısından kurtulmak istediğinde,çocuk güvenebileceği ve kendisi ile yakından ilgilenen bir yetişkinle karşılaşırsa,fiziksel bir yakınması (üriner enfeksiyon vb.) sonrası doktora gittiğinde,ayrıca çocuklar sırlarını en yakın arkadaşları ile paylaşmak istediklerinde.

Çocuğun Cinsel İstismara Maruz Kaldığını Nasıl Anlarız?
Özellikle fiziksel, duygusal ve davranışsal belirtiler çocukların cinsel istismara maruz kaldıklarının açık göstergesi olurlar.
Eğer bir çocuk;
Sık sık baş ve karın ağrısı, kusma, iştah azalması, genital şikayetler ve cinsel enfeksiyonlar yaşıyorsa,dikkat eksikliği, öfke, depresyona benzeyen donuklaşma, olağan aktivitelerden geri çekilme ve insanlar yanında yoğun kaygı ve kaçma eğilimleri gösteriyorsa,aşırı temizlenme ya da temizliği ihmal etme, cinsel ilişkiye dayalı bilgiyi sözel ve davranışsal olarak sergiliyor ve oyunlarda sık oynuyorsa ve okul ve sosyal becerilerde gerileme yaşıyorsa istismara maruz kaldığını söyleyebiliriz.
Çocukları Cinsel İstismardan Nasıl Koruyabiliriz?
Güvenliklerini sağlamayı öğretin bedenlerini korumayı öğretin.Hayır demeyi öğretin.Yardım istemeyi öğretin.Onlara sizinle her türlü sorunu paylaşabileceği inancını yerleştirin.Her zaman sır saklanmayacağını öğretin.Dokunulmayı reddetmeyi ve sınırlar koymayı öğretin.Büyüklerin bazı kurallara uymayacağını öğretin.
Cinsel İstismara Uğrayan bir Çocukla karşılaşıldığında Neler Yapılmalı?
Durumu yazılı ya da sözlü olarak en yakın karakol ya da Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmalıdır.Bir çocuğun cinsel istismara maruz kalma durumunda bulguların kaybolmaması için çocuğu en yakın sağlık kurumuna götürerek rapor alınmalıdır.Savcılık durumu Adli Tabibliğe gerekli incelenmeler yapılması için yönlendirir.Çocuğun ruhsal belirtileri çok ve fazla ise bir sağlık kuruluşundan ve profesyonelden yardım alın.
Çocuk Cinsel İstismara Uğradığını Söylediğinde Ne Yapmak Gerekir?
Çocuğun uzun süre birçok sorun yaşamasına sebep olan bazen de cinsel istismar ortaya çıktığında çocuğa verilen mesajların içerikleridir. Bir çocuk cinsel olarak istismara maruz kaldığını belirtiyorsa;Anlattıklarına inanın çünkü çocuklar bu konuda yalan söylemezler.Çocuğun korkup kaygılanmasına neden olacak abartılı tepkiler vermeyin.Bu durumun O’nun suçu olmadığını, herşeyin düzeleceğini söyleyin.Kendisine yardım edeceğinizi ve güvende olacağına dair teminat verin.Konuyla ilgili konuşması için zorlamayın, ama çocuk konuyu konuşmak istiyor ve sık sık gündeme getirme ihtiyacı hissediyorsa dinleyin.Çocuğun anlattığı istismar öyküsüne hiçbir şekilde yorum yapmayın. Eğer çocuk kendisinin bu olayı hakkettiğine dair çarpıtılmış inançlar geliştirmiş ise bunun hiç bir şekilde kendisinin suçu olmadığını söyleyin.Meraka dayalı sorular değil (Nerde oldu, nasıl oldu, ne zaman başladı, ne yaptı vb…), duygularına dayalı sorular sorun (ne hissettin, nasıl hissediyorsun, duyguların neler vb.).Durum ortaya çıktıktan sonra neler olacağına dair bilgi vererek çocuğu olacaklar konusunda hazırlayın.Çocuğun sosyal olarak damgalanmaması için durumu sadece bilmesi gereken kişiler arasında tutun.Sizin (öğretmenler, aile bireyleri) bu travmatik olaya yaklaşımınız çocuğun olayı kısa zamanda atlatıp sağlıklı hayat ve gelişimine devam etmesine yardımcı olacaktır. Çocukla kuracağınız sevgi, şefkat ve güven içerikli bir ilişkinin iyileştirici gücü fazladır.Çocuğa haklarının ne olduğunu, neler yapabileceğini ve yapmaya karar verdiği davranışın ne gibi sonuçları olacağını bildirin.

1
Uzun Bir Süreçte Cinsel İstismara Uğramış Bir Çocuğa Nasıl Davranmalıyız?
Güvende olma, dinlenme ve beslenme gibi fiziksel ihtiyaçlarını her daim karşılayın.İhtiyacı olan sevgi, şefkat ve ilgiyi verme konusunda her zaman sürekli ve istikrarlı olun.Yaşadığı olayla ilgili tepkilerin (sizin ve başkalarının) her zaman yargılayıcı ve suçlayıcı olmamasına dikkat edin.Ev ve okula ilişkin sorumluluklarını aksatıyorsa bu konularda beklentileri geçici bir süre erteleyin.Çocuğu duygularını ifade edebilmesi, normal bir hayat uyumu yakalayabilmesi için yapılandırılmış ama basit ev ve rehabilitasyon uğraşlarına yönlendirin.Sık sık düşünce ve duyguların sözel ve oyunla ifadesini teşvik edin.Yaşadığı olayı anlatmak isterse konuşmasına izin verin ve dinleyin.Çocuğun olay sonunda içinde olacağı ruhsal ve yasal süreç içinde her daim destekleyin, yanında olun.Cinsel istismarla iligli yanlış anlama ve çarpıtmalarını düzeltin.İstismarın etkisiyle bazı çocuklar duygusal, sosyal ve zihinsel olarak gerileme gösterebilirler. Bu durumu anlayışla karşılamanız ve çocuğu eleştirmemeniz çok önemlidir.Bazı çocuklar yaşlarının çok ötesinde cinsel bilgiyi sözel olarak gündeme getirip cinsel içerikli oyunlar oynamaya devam edebilirler. Fazla tepki vermeden uygun bir yerde çocukla birebir bu yaptığının yaşadığı olaydan kaynaklandığını, diğer çocuk ve erişkinlerden olumsuz tepki almaması için bu davranışlara dikkat etmesi gerektiğini söyleyin.
Çocuğa yönelik cinsel istismarı önleme konusunda neler yapılabilir?
Çocuğa yönelik cinsel istismar bedensel olduğu gibi psikolojik bütünlüğü de zedeleyen bir olaydır. Çocukların maruz kaldıkları herhangi bir istismardan duygusal, cinsel ve sosyal olarak etkilenmemeleri ve bu yaşantının kişilik gelişimini derinden etkilememesi olanaksızdır. Sadece cinsel değil, aynı zamanda duygusal ve fiziksel şiddeti öğrenmenin çocuklukta gerçekleşip yetişkinlik süresince kalıcı hale geldiği dikkate alınırsa, çocuklara yönelik istismarı önleyici çalışmaların önemi kavranabilir. Ancak bu çalışmalar ülkemizde hiç de yeterli değildir. Çocukların cinsel ve fiziksel istismarı karmaşık ve toplumsal bir sorundur ve buna neden olan bir çok psikolojik, sosyal ve kültürel etkenleri inceleme ve değiştirme gereğini ortaya çıkarmıştır. Öncellikle toplumun bir bütün olarak bu sorunu tanımlaması ve önüne geçmesi için ailelere ve halka yönelik eğitim programlarıyla toplumun çocuk istismarlarına yönelik sağlıklı tutum ve tavırlar geliştirmesi gerekmektedir. Okullarda veya basın ve yayın organlarını kullanarak çocuklara yönelik yapılan istismarlar hakkında bilgilendirme çalışmalarının çocukların istismardan ailelerini haberdar etmeleri ve ailelerin de çocuklarını istismardan korumaları konularında olumlu sonuçlar vermektedir.

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu
Psikiyatrist & Psikoterapist
www.fethiyepsikiyatri.com
(0252) 614 97 00

Devamını Oku

Bilgisayar ve Oyun Bağımlılığı

 

Bilgisayar ve Oyun Bağımlılığı

Bağımlılık denince çoğunlukla akıllara alkol, sigara, madde kullanmak gibi ergen ve yetişkinlerde görülen bir çeşit davranış bozukluğu gelir. Günümüzde özellikle teknolojinin de ilerlemesiyle her yaştan , özellikle çocukların cep telefonlarına, bilgisayarlara erişimi daha da kolaylaştı. Artık her çocuğun bir cep telefonu olmasa da mutlaka her evde bir bilgisayar yer alıyor. Ve bunların aşırı kullanılması ne yazık ki çocuklarda bağımlılığa yol açabiliyor. Bu sorunun detaylarını ve çözüm yollarını öğrenmek amacıyla sorularımızı Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu’na yöneltiyoruz…

Bilgisayar Oyunlarının tarihçesini ve etkilediği risk grubunu öğrenebilir miyiz?
Bilgisayar oyunlarının 1970 li yıllardan günümüze kadar gelmektedir. Çocuk, ergen, genç, yetişkin birçok grubun dahil olduğu kullanım oranı oldukça fazla bir ağ halindedir. Yapılan son araştırmalar 2 ile 17 yaş arası çocuk ve gençlerin % 70’nin bilgisayar, % 68’nin ise oyun konsolu sahibi olduğunu göstermektedir. Çocuk ve ergenlerin % 87’sinin rutin olarak bilgisayar oyunu oynadığı, 2 ile 7 yaş arası çocukların haftada 3 ila 5 saat, 8. ve 9. sınıf öğrencilerinin ise haftada ortalama 9 saat bilgisayar oyunu oynadığı araştırmalar ile tespit edilmiştir.

Çocuk ve ergenler neden bilgisayar oyunu oynar?

Bilgisayar oyunlarının sosyal duyusal ve zihinsel motivasyonları vardır.
 Sosyal motivasyonları:

  • Boş zamanları değerlendirmek,
  • Yarışmak, üstesinden gelmek, oyunu kazanmak ile gelen gururu yaşamak,
  • Akranlara bir şeyler öğretmek (oyun stratejilerini ve şifrelerini paylaşmak, Oyunda nasıl ilerlenebileceği ile ilgili önerilerde bulunmak),
  • Yeni arkadaşlar edinmek,
  • Liderlik fırsatı yakalamak olarak sıralayabiliriz.Zihinsel motivasyonları:
  • Oyunların yaratıcılığı destekler öğeler içermesi,
  • Oyunda çözülmesi gereken meseleye meydan okumak, üstesinden gelme arzusu taşımak,
  • Farklı karakterleri deneyimleyebilmek,
  • Merak duymak, keşfetme ve yeni şeyler öğrenme isteği taşımak,Duyusal Motivasyonları ise problemleri unutmak ve rahatlama sağlaması açısından değerlendirebiliriz.

Çocuğun Bilgisayar bağımlısı olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Computer addiction

Çocuk sürekli oyunlardan bahsediyor ya da bilgisayar oyunundan başka bir şey istemiyorsa, bilgisayarda çok fazla vakit geçirip yemeyi içmeyi unutuyorsa, yemeği bilgisayar önünde yemek istiyorsa, bilgisayarı kullanabilmek için ailesine yalan söylemeye başladıysa, İnternet kafelerinden çıkmıyorsa ve bunun yüzden okuldan kaçıyorsa, zaman duygusunu yitiriyorsa, başka bir işle meşgulken bile bilgisayarı özlüyorsa ve sürekli oyunlardan bahsediyorsa, ailesini ve arkadaşlarını dikkate almıyorsa, örneğin az konuşuyorsa, uyku problemi yaşanıyor ya da çok geç saatlerde yatılıyorsa, okula gitmek istemiyor ve sürekli yapması gerekenleri erteliyorsa, ders başarısında düşüş gösteriyorsa, sırt, bilek, baş ağrısı gibi fiziksel sıkıntılar yaşıyorsa… Bilgisayar olmadığında kendini boşlukta hissediyorsa çocuğunuz bilgisayar bağımlısı olabilir.

Anne babalar bu sorunun çözümü için ne yapmalı?

Günümüzde teknolojiyi hayattan çıkaramayacağınıza göre, yetişkin olarak sizler teknolojiyi yararlı kullanma konusunda çocuklarınıza örnek olabilirsiniz. Öncelikle bilgisayarla kendi ilişkinizi gözden geçirmeniz güzel olur. Akşamları işten gelen anne-baba evdeki tüm vaktini bilgisayar karşısında geçiriyorsa,çocuklarıyla oynamak ve onları sevmek yerine ellerini tuşlardan, gözlerini ekrandan ayıramıyorsa, çocuklarına koyacağı bilgisayar yasağının hiçbir anlamı olmayacaktır. Çocuklarınıza varoluşlarını özgürce sergileyerek, üretken olabilecekleri imkanlar sunarak bilgisayara alternatifler oluşturabilirsiniz. Bu işlemi çeşitli kurslarla yapabileceğiniz gibi, eve aldığımız etkinlik malzemeleri ile de yapabiliriz. Başta bilgisayar olmak üzere teknolojik aletleri kullanma konusunda yasaklayıcı değil yönlendirici bir tutum sergileyerek, çocuklara yararlı kullanımı öğretebilirsiniz. Bilgisayarda oyun oynamayı bir hak olarak değil, ödül olarak verebilirsiniz. Örneğin ders çalıştıkları süre kadar bilgisayarda oynamalarına müsaade edebilirsiniz. Yine bilgisayarda oyun oynamaya sadece hafta sonu müsaade etmeniz yerinde olacaktır. Bilgisayarın üretim ve fayda amaçlı kullanımı için çocuğunuzla çalışmalar yapabilirsiniz. Faydalı programlar alıp, onlarla birlikte çeşitli ürünler üretebilirsiniz. Bir yazıcı ile çıktılar alıp ev gazetesi çıkarmak, posterler hazırlayıp duvarlara asmak, her haftanın önemine göre pano hazırlamak gibi. Çocuklarınızla daha fazla vakit geçirip onlardaki aidiyet duygusunu geliştirebilirsiniz. Hem bu şekilde çocuğunuzun maddi ihtiyaçlarını karşıladığımız gibi ruhsal ihtiyaçlarını da karşılamış olursunuz. Birlikte oyun oynamak, etkinliklere katılmak, yarışma yapmak hem çocuklardaki aileye olan aidiyeti geliştirir hem de sevildiği mesajını onlara verir. Bilgisayarı evin ortak kullanım alanının olduğu bir yerde bulundurmak güzel olacaktır. Bilgisayarı, amacı dahilinde kullanabilmek için teknik önlemler alabilirsiniz. Filtreleme yöntemleri, belirlenen süreden bilgisayarın sonra kendini otomatik olarak kapatması gibi. Çocuğumuzun sağlıklı arkadaşlıklar kurması, yaşına uygun sosyal faaliyetlerde bulunması noktasında teşvik edici olabiliriz. Onu olabildiğince arkadaş ortamlarına sokmak, komşu ziyaretlerini sıklaştırmak, maçlar ve buluşmalar organize etmek hem çocuğunuzun sosyalleşmesini sağlar, hem de onu bilgisayardan uzak tutar. Asıl alınması gereken tedbir ise çocuğu bilgisayar dışı etkinliklere yönlendirmektir. Ona yetenekleri doğrultusunda beceriler kazandıracak ortamlar hazırlayabilirsiniz. Müziğe yeteneği olan bir çocuğa bir çalgı aleti çalması konusunda fırsatlar oluşturabilirsiniz. Resim yeteneği olan bir çocuğa gerekli boya ve malzemeler sağlanıp, evde küçük ressama ait bir köşe hazırlayıp, resim yapmaya teşvik edebilirsiniz. Ayrıca bir sporla ilgilenmesi sağlayabilirsiniz. Bir hayvan beslemesi için onu teşvik etmek, koleksiyon yapmaya yönlendirmek gibi diğer etkinlikler de çocuğun meşgul olmasını sağlayacak ve eğlenmek ve can sıkıntısını gidermek için bilgisayara olan ihtiyacını azaltacaktır.
Uzm. Dr. Burhan BURHANOĞLU
Psikiyatrist & Psikoterapist
Sadi Pekin Caddesi No: 12/1 Fethiye Muğla
www.fethiyepsikiyatri.com

Devamını Oku