Bilgisayar ve Oyun Bağımlılığı

 

Bilgisayar ve Oyun Bağımlılığı

Bağımlılık denince çoğunlukla akıllara alkol, sigara, madde kullanmak gibi ergen ve yetişkinlerde görülen bir çeşit davranış bozukluğu gelir. Günümüzde özellikle teknolojinin de ilerlemesiyle her yaştan , özellikle çocukların cep telefonlarına, bilgisayarlara erişimi daha da kolaylaştı. Artık her çocuğun bir cep telefonu olmasa da mutlaka her evde bir bilgisayar yer alıyor. Ve bunların aşırı kullanılması ne yazık ki çocuklarda bağımlılığa yol açabiliyor. Bu sorunun detaylarını ve çözüm yollarını öğrenmek amacıyla sorularımızı Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu’na yöneltiyoruz…

Bilgisayar Oyunlarının tarihçesini ve etkilediği risk grubunu öğrenebilir miyiz?
Bilgisayar oyunlarının 1970 li yıllardan günümüze kadar gelmektedir. Çocuk, ergen, genç, yetişkin birçok grubun dahil olduğu kullanım oranı oldukça fazla bir ağ halindedir. Yapılan son araştırmalar 2 ile 17 yaş arası çocuk ve gençlerin % 70’nin bilgisayar, % 68’nin ise oyun konsolu sahibi olduğunu göstermektedir. Çocuk ve ergenlerin % 87’sinin rutin olarak bilgisayar oyunu oynadığı, 2 ile 7 yaş arası çocukların haftada 3 ila 5 saat, 8. ve 9. sınıf öğrencilerinin ise haftada ortalama 9 saat bilgisayar oyunu oynadığı araştırmalar ile tespit edilmiştir.

Çocuk ve ergenler neden bilgisayar oyunu oynar?

Bilgisayar oyunlarının sosyal duyusal ve zihinsel motivasyonları vardır.
 Sosyal motivasyonları:

  • Boş zamanları değerlendirmek,
  • Yarışmak, üstesinden gelmek, oyunu kazanmak ile gelen gururu yaşamak,
  • Akranlara bir şeyler öğretmek (oyun stratejilerini ve şifrelerini paylaşmak, Oyunda nasıl ilerlenebileceği ile ilgili önerilerde bulunmak),
  • Yeni arkadaşlar edinmek,
  • Liderlik fırsatı yakalamak olarak sıralayabiliriz.Zihinsel motivasyonları:
  • Oyunların yaratıcılığı destekler öğeler içermesi,
  • Oyunda çözülmesi gereken meseleye meydan okumak, üstesinden gelme arzusu taşımak,
  • Farklı karakterleri deneyimleyebilmek,
  • Merak duymak, keşfetme ve yeni şeyler öğrenme isteği taşımak,Duyusal Motivasyonları ise problemleri unutmak ve rahatlama sağlaması açısından değerlendirebiliriz.

Çocuğun Bilgisayar bağımlısı olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Computer addiction

Çocuk sürekli oyunlardan bahsediyor ya da bilgisayar oyunundan başka bir şey istemiyorsa, bilgisayarda çok fazla vakit geçirip yemeyi içmeyi unutuyorsa, yemeği bilgisayar önünde yemek istiyorsa, bilgisayarı kullanabilmek için ailesine yalan söylemeye başladıysa, İnternet kafelerinden çıkmıyorsa ve bunun yüzden okuldan kaçıyorsa, zaman duygusunu yitiriyorsa, başka bir işle meşgulken bile bilgisayarı özlüyorsa ve sürekli oyunlardan bahsediyorsa, ailesini ve arkadaşlarını dikkate almıyorsa, örneğin az konuşuyorsa, uyku problemi yaşanıyor ya da çok geç saatlerde yatılıyorsa, okula gitmek istemiyor ve sürekli yapması gerekenleri erteliyorsa, ders başarısında düşüş gösteriyorsa, sırt, bilek, baş ağrısı gibi fiziksel sıkıntılar yaşıyorsa… Bilgisayar olmadığında kendini boşlukta hissediyorsa çocuğunuz bilgisayar bağımlısı olabilir.

Anne babalar bu sorunun çözümü için ne yapmalı?

Günümüzde teknolojiyi hayattan çıkaramayacağınıza göre, yetişkin olarak sizler teknolojiyi yararlı kullanma konusunda çocuklarınıza örnek olabilirsiniz. Öncelikle bilgisayarla kendi ilişkinizi gözden geçirmeniz güzel olur. Akşamları işten gelen anne-baba evdeki tüm vaktini bilgisayar karşısında geçiriyorsa,çocuklarıyla oynamak ve onları sevmek yerine ellerini tuşlardan, gözlerini ekrandan ayıramıyorsa, çocuklarına koyacağı bilgisayar yasağının hiçbir anlamı olmayacaktır. Çocuklarınıza varoluşlarını özgürce sergileyerek, üretken olabilecekleri imkanlar sunarak bilgisayara alternatifler oluşturabilirsiniz. Bu işlemi çeşitli kurslarla yapabileceğiniz gibi, eve aldığımız etkinlik malzemeleri ile de yapabiliriz. Başta bilgisayar olmak üzere teknolojik aletleri kullanma konusunda yasaklayıcı değil yönlendirici bir tutum sergileyerek, çocuklara yararlı kullanımı öğretebilirsiniz. Bilgisayarda oyun oynamayı bir hak olarak değil, ödül olarak verebilirsiniz. Örneğin ders çalıştıkları süre kadar bilgisayarda oynamalarına müsaade edebilirsiniz. Yine bilgisayarda oyun oynamaya sadece hafta sonu müsaade etmeniz yerinde olacaktır. Bilgisayarın üretim ve fayda amaçlı kullanımı için çocuğunuzla çalışmalar yapabilirsiniz. Faydalı programlar alıp, onlarla birlikte çeşitli ürünler üretebilirsiniz. Bir yazıcı ile çıktılar alıp ev gazetesi çıkarmak, posterler hazırlayıp duvarlara asmak, her haftanın önemine göre pano hazırlamak gibi. Çocuklarınızla daha fazla vakit geçirip onlardaki aidiyet duygusunu geliştirebilirsiniz. Hem bu şekilde çocuğunuzun maddi ihtiyaçlarını karşıladığımız gibi ruhsal ihtiyaçlarını da karşılamış olursunuz. Birlikte oyun oynamak, etkinliklere katılmak, yarışma yapmak hem çocuklardaki aileye olan aidiyeti geliştirir hem de sevildiği mesajını onlara verir. Bilgisayarı evin ortak kullanım alanının olduğu bir yerde bulundurmak güzel olacaktır. Bilgisayarı, amacı dahilinde kullanabilmek için teknik önlemler alabilirsiniz. Filtreleme yöntemleri, belirlenen süreden bilgisayarın sonra kendini otomatik olarak kapatması gibi. Çocuğumuzun sağlıklı arkadaşlıklar kurması, yaşına uygun sosyal faaliyetlerde bulunması noktasında teşvik edici olabiliriz. Onu olabildiğince arkadaş ortamlarına sokmak, komşu ziyaretlerini sıklaştırmak, maçlar ve buluşmalar organize etmek hem çocuğunuzun sosyalleşmesini sağlar, hem de onu bilgisayardan uzak tutar. Asıl alınması gereken tedbir ise çocuğu bilgisayar dışı etkinliklere yönlendirmektir. Ona yetenekleri doğrultusunda beceriler kazandıracak ortamlar hazırlayabilirsiniz. Müziğe yeteneği olan bir çocuğa bir çalgı aleti çalması konusunda fırsatlar oluşturabilirsiniz. Resim yeteneği olan bir çocuğa gerekli boya ve malzemeler sağlanıp, evde küçük ressama ait bir köşe hazırlayıp, resim yapmaya teşvik edebilirsiniz. Ayrıca bir sporla ilgilenmesi sağlayabilirsiniz. Bir hayvan beslemesi için onu teşvik etmek, koleksiyon yapmaya yönlendirmek gibi diğer etkinlikler de çocuğun meşgul olmasını sağlayacak ve eğlenmek ve can sıkıntısını gidermek için bilgisayara olan ihtiyacını azaltacaktır.
Uzm. Dr. Burhan BURHANOĞLU
Psikiyatrist & Psikoterapist
Sadi Pekin Caddesi No: 12/1 Fethiye Muğla
www.fethiyepsikiyatri.com

Devamını Oku

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) yaşa ve gelişim düzeyine göre uygun olmayan dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur.

DEHB özellikle okul öncesi dönem ve okul çağı çocuklarında belirgin hale gelen bir bozukluktur. Çocuğun davranışlarını kontrol etmesi ve dikkatini vermesinde sorun vardır. “Bir türlü yerinde durmayan,” “hayallere dalan”, “düşünmeden davranan”, “dalgın, unutkan” …vs. gibi pek çok sıfatla nitelendirilen çocuklardır.

İlk kez 1845 yılında Dr. Henrich Hoffman isimli bir hekim tarafından tanımlanmış olmasına rağmen yine bir hekim olan Sir George F. Stil 1902’de yeniden bu bozukluğu vurgulayana dek hak ettiği ilgiyi görememiştir. Ancak bu tarihten sonra bu bozukluğun özelliklerini, nedenlerini, seyrini, tedavilerini araştıran çalışmalar hız kazanmıştır.

Günümüzde artık şu rahatlıkla söylenilebilir ki: DEHB anne-babanın yetiştirme biçimlerinin doğrudan sonucu olmayan, kalıtsal özelliklerin ağır bastığı, hakkında oldukça bilgi sahibi olduğumuz bir rahatsızlıktır.

 

Çocuğunuz Hareketli Olmasa da DEHB Olabilir

“Hiperaktivite”, aşırı hareketlilik anlamına gelmektedir; ancak bu terim DEHB olan çocukların tümünü iyi anlatan bir terim değildir, çünkü hiperaktivite olmadan da DEHB olabilir. Bazı çocuklarda en belirgin şikayet dikkat süresinin çok kısa olmasıdır.

Yani DEHB olan çocukların bir kısmında aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile ilgili belirtiler ön plandayken bir kısmında dikkatsizlik ile ilgili şikayetler ön plandadır.Önemli bir kısmında ise her iki gruptan şikayetler bir arada görülür.

Psikiyatrik Hastalıkların Tanımlanması ve Sınıflandırması El Kitabı’na (DSM) gore DEHB’nin üç alt tipi bulunmaktadır;

1- Birleşik tip (DEHB-B),
2- Dikkat eksikliğinin önde olduğu tip (DEHB-DE) ve
3- Hiperaktivite-dürtüselliğin önde olduğu tip (DEHB-HD).
DEHB-B ve DEHB-HD erkeklerde, DEHB-DE ise kızlarda daha sık görülmektedir. Yani DEHB olan kız çocuklarında hiperaktiviteden ziyade dikkat eksikliği ön plandadır.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

DEBH’li bir kişi aşağıdaki belirtilerin bazısına veya hepsine sahip olabilir:

  • Detaylara dikkat etmede zorluk çekme ve okulda veya diğer aktivitelerde düşüncesizce hatalar yapma eğilimi; umursamaz ve karmakarışık iş üretmek
  • Kolayca alakasız dürtülerle dikkatin dağılması ve düzenli olarak devam eden çalışmaları başkalarını rahatsız eden sesler ve olaylarla bölmek
  • Görevler ve aktivitelerde dikkati sürdürme yeteneğinin olmaması
  • Konsantrasyon gerektiren ev ödevi veya hesap veya görevleri bitirmede zorluk çekme
  • Sürekli bitmemiş bir aktiviteden bir başkasına geçme
  • Oyalanma
  • Düzensiz çalışma alışkanlıkları
  • Günlük aktiviteleri unutma (örneğin randevuları kaçırma, yemek getirmeyi unutma)
  • Ev ödevi veya günlük işler gibi görevleri tamamlamama
  • Konuşmada daldan dala atlama, diğerlerini dinlememe, aklını konuşmaya vermeme, sosyal durumlarda aktivite kurallarını veya detaylarına uymama

Hiperaktivite belirtileri okul öncesi çocuklarda görülebilir ve çoğunlukla yedi yaşından önce sergilenir. Belirtiler şunlardır:

  • Otururken kıpır kıpır kıpırdanmak
  • Sürekli kalkıp etrafta gezmek veya koşmak
  • Uygun olmayan zamanlarda koşmak veya tırmanmak (gençlerde bu yerinde duramamak olarak görülebilir)
  • Sessizce oynamada veya sessiz boş zaman aktiviteleriyle uğraşmada zorlanma
  • Her zaman gitmeye hazır olma
  • Çoğunlukla aşırı konuşma

Hiperaktivite yaş ve gelişimsel aşamaya göre değişir. DEHB’li okul öncesi çocuklar sürekli hareket halinde olmaya ve mobilyaların üstünde zıplamaya meyillidir ve oturularak yapılan grup aktivitelerine katılmakta zorluk çekerler. Örneğin, bir hikayeyi dinlemede problem yaşayabilirler. Okul çağındaki çocuklar benzer davranışları daha az sıklıkta sergilerler. Oturmakta zorluk çekerler, sürekli kıpırdanırlar ve aşırı konuşurlar.

Ergenler ve yetişkinlerde hiperaktivite kendini yorulmak bilmezlik şeklinde gösterebilir ve bu kişiler uzun süre sessizce oturarak yapılan aktivitelere katılmakta zorluk çekerler. Tepisellik (impulsivite) belirtileri şunlardır:

  • Sabırsızlık
  • Reaksiyonları geciktirmede zorluk
  • Sorular tamamlanmadan cevap verme
  • Başkasının sırasının bitmesini beklemede zorluk
  • Sosyal veya iş ortamlarında problemlere neden olacak şekilde düzenli olarak başkalarını engelleme veya araya girme
  • Uygunsuz zamanlarda sohbete başlama
  • İmpulsivite sürekli bir şeylere veya kişilere çarpmak gibi kazalara sebep olabilir. Ayrıca DEHB olan çocuklar sonucunu düşünmeden tehlikeli aktivitelerle uğraşabilirler. Örneğin riskli yerlere tırmanabilirler. Bu semptomların çoğu ara sıra gençlerde görülebilir.

Bununla beraber, DEHB’li çocuklarda bu sık olur, evde ve okulda ve arkadaşlarını ziyaret ettiklerinde. Aynı zamanda çocuğun normal fonksiyonlarını yerine getirmesini engellerler.

Tanısı Nasıl Konulur?

Tanı konulması aşaması ayrıntılı bilgi alınması ile başlar, anne-babadan, öğretmenden, çocuğun kendisinden ve olabildiğince çok bilgi kaynağından bilgi elde edinilmeye çalışılır. Aileler çoğu zaman okul öncesi dönemde dikkatsizlik, aşırı hareketlilik, dürtüsellik belirtilerini gözlemlerler ancak genellikle tanı, çocuğun okula başlamasından sonra konulur. Aile içinde ve erken dönemde sorun yaratmasa da okul gibi yapılandırılmış, kurallı ve kalabalık bir ortamda belirtiler belirgin hale gelir. Öğretmenler çok sayıda çocukla çalıştıkları için dikkat ve kendini-kontrol edebilmeyi gerektiren sınıf ortamında “ortalama” bir çocuğun davranışlarına aşinadırlar.
Hiperaktivite ve dürtüsellik ile ilgili belirtileri daha çabuk fark edebilirler. Ancak bazen sadece “dikkat eksikliği” olan çocuklar, özellikle de uysal ve uyumlu bir çocuksa,gözlerinden kaçabilmektedir.

Daha sonraki aşama çocuğa hekim tarafından fizik muayene yapılmasıdır; ayrıntılı bir fizik muayene, işitme ve görme ile ilgili sorunlar da dahil karışabilecek diğer tıbbi nedenlerin anlaşılmasını sağlayacaktır. Ayrıca çocukta örneğin motor becerilerde sorun olması gibi sinir sistemine ait gelişimsel gecikmeler ile ilgili bulgular varsa bunların erken dönemde tanınmasını da kolaylaştıracaktır. DEHB ile ilişkili olabilecek genetik sendromları ortaya çıkaracaktır.
Çocuğun davranışlarının gözlenmesi de önemli olan bir diğer basamaktır. Ancak her ne kadar bazı çocuklarda DEHB belirtileri dört dörtlük gözlemlenebilir olsa da çoğu zaman bu mümkün değildir. Çocuk birebir görüşme esnasında ve daha önce hiç karşılaşmamış olduğu bir ortamda, okulda ya da evde olduğundan farklı olabilir. Günümüzde DEHB tanısına yardımcı olacak herhangi bir laboratuar testi (kan testleri, idrar testleri, EEG…vs), beyin görüntüleme yöntemi (beyin tomografisi, magnetik rezonans görüntüleme…vs) yoktur. Tamamen Psikiyatri hekiminin muayenesi ile bu tanı konulabilir.

yetiskinlerde dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu analizi f4f 620

 

 

CogniPlus Nedir?
CogniPlus bilgisayar destekli bir zihin geliştirme proğramıdır. Bellek ,dikkat ,görsel motor koordinasyon ve yürütücü işlevlerin geliştirilmesi için kullanılır.

CogniPlus çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Hafif Dereceli Mental Gerilikler, Nörolojik Bozukluklar, Beyin Hasarı Sonucu Ortaya Çıkan Kognitif Bozukluklar, Öğrenme Güçlükleri gibi durumlarda, yetişkinlerde yine Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Nörolojik Bozukluklar, yaşlılarda Demans gibi birçok bozuklukta tedaviye yardımcı olan bir rehabilitasyon programıdır.

Psikolog eşliğinde, gözlem ve geribildirimin önemli olduğu dikkat çeldirici görsel,işitsel,duyusal uyaranların verildiği ve kişinin yönergeyi olabildiğince hızlı ve doğru şekilde yapmasını beklediğimiz bir bataryadır.

CogniPlus Uygulamalarının Etkin Olduğu Alanlar Nelerdir?

  • Dikkat ve Konsantrasyon
  • Hafıza ve Öğrenme Yeteneği
  • Akıl Yürütme
  • Uzay Algı
  • Tepkisel Davranışlar
  • Görsel- Motor Koordinasyon
  • Görsel- Yapısal Yetenekler
  • Problem Çözme ve Strateji Geliştirme
  • Görme Alanı

Cogni – plus tek başına veya gereken durumlarda psikiyatrik tedavi ile birlikte de kullanılabilmektedir.

Cogni – plus programı kişiye özeldir. Test sonuçlarına ve klinik görüşmeye göre program belirlenmektedir. Çalışmalar kişinin sosyo-kültürel düzeyi, geliştirilmesi gereken kognitif alanlarına uygun olan programlar seçilerek yapılmaktadır. Hedef çalışma süresi 30 dk.’ dır. Bu süre kişiye özel azaltılabilir veya artırılabilir. Her çalışmada seviyeler vardır. Çalışmaya, kişinin durumuna en uygun zorluk seviyesinden başlanabilmektedir.

Geribildirimler önemlidir. Çalışmalar psikoloğun da katılımıyla yapılır. Kişinin çalışmadaki kognitif süreçleri ile birlikte çalışmadaki tutumları da gözlemlenmektedir. Tüm bunlarla ilgili verilen geribildirimler, tedavi sürecine katkıda bulunmakta ve farkındalığı artırmaktadır.

Her seansın sonuçları kaydedilir, danışan ve yakını ile paylaşılır.

Çalışmalarda dikkatin farklı alanlarına yönelik programlar birlikte uygulanabilir.

Örneğin, dikkati sürdürebilme, planlama becerileri, sürekli dikkat birlikte çalışılabilmektedir.

Cogni – plus için özel olarak hazırlanmış tepki paneli bulunmaktadır. Kullanımı klavyeye oranla daha kolaydır ve danışanın uyumunu sağlamaktadır.

Cogni – plus çalışmaları, öğrenme tekniklerini öğrenme, stres yönetimi, günlük dikkat performansını artırma isteği, sınavlara hazırlık döneminde dikkat güçlendirmek gibi amaçlarla da kullanılmaktadır.
Cogni Plus,Viyana Test Sistemi pararelinde kullanılan bir bataryadır.Viyana Test Sistemi ile önce bireyin hangi alanda destek alması gerektiği belirlenmektedir.Elde edilen veriler ışığında kişiye özel Cogni Plus yönergesi ile çalışılmaya başlanmaktadır.Kişiye özel çalışma proğramı ile ilerleme seviyesi takip edilmektedir.
COGNI PLUS ve VİYANA TEST SİSTEMİ kliniğimizde psikolog gözetiminde yapılmaktadır.

KAYNAKÇA:

1)Amerikan Psikiyatri Birliği. Psikiyatrik Hastalıkların Tanımlanması ve Sınıflandırması El Kitabı, Gozden Gecirilmiş Dorduncu Baskı (DSM-IVR). E Koroğlu, ed. Ankara, Hekimler Yayın Birliği; 2000.
2)Polanczyk G, de Lima MS, Horta BL, Biederman J, Rohde LA. The worldwide prevalence of ADHD: a systematic review and metaregression analysis. Am J Psychiatry 2007; 164:942-948.
3)Rucklidge JJ. Gender differences in attention-deficit/hyperactivity disorder. Psychiatr Clin North Am 2010; 33:357-373.
4) Spencer TJ, Biederman J, Mick E. Attention-deficit/hyperactivity disorder: diagnosis, lifespan, comorbidities, and neurobiology. J Pediatr Psychol 2007; 32:631-642.
5) Busch B, Biederman J, Cohen LG, Sayer JM, Monuteaux MC, Mick E, Zallen B, Faraone SV. Correlates of ADHD among children in pediatric and psychiatric clinics. Psychiatr Serv 2002; 53:1103-1111
6) Attention Deficit Hyperactivity Disorder A detailed booklet that describes the symptoms,causes, and treatments, with information on getting help and coping, National Instute Of Mental Health, 2003

Devamını Oku