SAÇ KOPARMA HASTALIĞI ( TRİKOTİLLOMANİ )

Trikotillomani, Yunanca saç (trich), yolma (tillo) ve hastalık derecesinde dürtü (mania) kelimelerinin birleşiminden oluşan, kişinin tekrarlayıcı olarak ve belirgin saçsız alanlar oluşturacak şekilde saçlarını yolmasıdır. İlk olarak 1889 yılında dermatolog Hallopeau tarafından bir çocuktaki saç yolma davranışını tanımlamak için kullanılmıştır. Trikotillomani uzun süre önce tanımlanmış olmasına karşın etiyolojisi ve tedavisi üzerinde araştırma yapılması uzun süre ihmal edilmiş, ancak son yıllarda araştırmalar göreceli olarak artmıştır. Bu hastalığın karakteristik özellikleri arasında; kişinin, göze çarpar derecede saç kaybıyla sonuçlanacak derecede kendi saçını tekrar tekrar yolma davranışı dikkati çekmektedir. Saç yolma öncesinde giderek artan bir gerginlik ve bu davranışa karşı koyma girişimi başarısızlıkla sonuçlanıp, saç yolarken haz alma, doyum ya da rahatlık hissi sıklıkla eşlik etmektedir.

Trikotillomaninin obsesif kompulsif bozukluklar (OKB) spektrumunda olduğu, bir tür davranışsal bağımlılık olduğu, bağımlılık davranışı özellikleri gösterdiği ve evrimsel olarak bazı türe özgü davranışların insandaki eş değeri olduğu varsayımları ileri sürülmektedir. Trikotillomanideki saç yolmanın kompulsif doğası, yolma dürtüsüne gösterilen direnç, dürtüyü kontrol etmenin zorluğu, aşırı, istemsiz ritüellerin varlığı, hastalardaki gerginlik, huzursuzluk, sıkıntı gibi olumsuz duyguların yolma davranışıyla azalması, klomipramin gibi OKB tedavisinde kullanılan ilaçlara iyi yanıt vermesi ve hastaların aile öyküsünde obsesif kompulsif bozukluğun sık görülmesi nedeniyle OKB spektrumu içinde yer alması gerektiği ileri sürülmüştür. Trikotillomanili hastaların büyük bir bölümü olumsuz sonuçlarının farkında olmasına rağmen saç yolmaya devam etmektedir. Ayrıca yolma kontrolünü güç bulmakta ve saç yolma için güçlü bir istek hissetme ve bunu yaparken haz alma gibi bağımlılık davranışının ana özelliklerini sergilemektedirler.

Trikotillomaninin etyolojisi halen tam olarak bilinmemektedir. Neden olarak birçok etiyolojik etken ileri sürülmüştür. Saç yolmanın başlamasının ebeveynlerin boşanması, yaşanan bölgeden başka bir yere taşınma, okul değiştirme, fiziksel ve psikolojik şiddet, travma, kayıp, ya da kayıp algısı gibi yaşam olayları ile ilişkili olduğu ileri sürülmüştür. Trikotillomanili hastalıklarda başta kaygı ve depresyon olmak üzere diğer duygudurum ve anksiyete bozuklukları ve madde kullanım bozukluklarına sık rastlanmaktadır. Trikotillomanide %64-78 arasında eksen I bozuklukları birlikteliği bildirilmiştir.

Trikotillomani tanı ve tedavisinde esas olan psikiyatrist tarafından yapılan klinik görüşme ve gözlemdir. Tanının desteklenmesi ve tedavi sonuçlarının izlemini sağlamak amacıyla kişinin kendi kendini değerlendirdiği ve klinisyenin uyguladığı ölçekler geliştirilmiştir.

Trikotillomani genellikle erken ergenlik döneminde başlar. Yolma davranışının ciddiyeti zaman içinde dalgalanır, kronik seyirlidir ve tedavisi oldukça güçtür. Trikotillomani seyri sırasında hastalar yolma davranışını kontrol etmeye çalışırlar. Yolma davranışını zaman zaman tama yakın kontrol ederler ama bu kontrol genellikle kalıcı olmaz. Erken çocuklukta başlayan saç yolmanın, ergenlikte başlayan trikotillomaniden daha olumlu seyreden farklı bir bozukluk olabileceği ileri sürülmüştür.

Trikotillomanide tekrarlayıcı biçimde saç yolmayla oluşan saçsız alanlar kısmi alanlardan, tam kelliğe kadar değişebilen derecede olabilir. Trikotillomanili hastalar genellikle yolmak için saçta belirli özellikler ararlar. Genellikle tercihleri yolma bölgesinde saçsız alanın çevresi olur. Yeni uzamış, batıyor hissi vermesi, kırılmış, kabalaşmış, kısa, beyazlamış olması saçın yolma için seçilme nedeni olabilir. Saç olan tüm bölgelerde yolma olabilmekle birlikte hem çocuklar hem de erişkinlerde en sık yolma bölgesi saçlı deridir, bunu kaş ve kirpikler izler. Genellikle yolma bir bölgeden başlar zamanla diğer bölgelere de yayılır. Yolma davranış kalıbında yolunan saç hemen çöpe atılabilir, saçla oynanabilir, tamamı ya da kökü gibi bir kısmı ısırılabilir hatta yutulabilir.

Trikotillomani ile başvuran hastalarda ayrıntılı ruhsal durum muayenesi yapılmalı ve birlikte görülen psikiyatrik durumla beraber tedavi edilmelidir. Aile ile işbirliği yapılmalı, gerekirse genetik-biyolojik yatkınlık iyice anlaşılmaya çalışılmalıdır.  Tedavide psikiyatrist dermatologla ortak çalışmalıdır. Hastalığın tedavisinde, ilaç tedavisi, Alışkanlığı Tersine çevirme eğitimi, davranış terapisi ağırlıklı bilişsel davranışçı tedaviler uygulanabilmektedir. İlaç tedavisinde serotonin üzerinden etkili ilaçlar daha çok araştırılmıştır. Tedaviden çok hızlı yanıt beklenmemeli sabırlı olunmalıdır. Hasta hekim ilişkisi iyi kurulmalı, etkili bir ilaç tedavisi verilmeli ve psikoterapi ile desteklenmelidir. Davranışsal yaklaşımlar; farkındalık eğitimi, kendini gözlem, gizli duyarlılaştırma, alışkanlık bozmadır. Bu tedaviler birlikte kullanıldıklarında başarı oranı artmaktadır.

Sağlıklı Günler dilerim

Uzm. Dr. Burhan Burhanoğlu

Psikiyatrist & Psikoterapist

Fethiye / Muğla